TO HAVE
Fiilinin yardımcı fiil olarak kullanılışı
There present perfect tense Şimdiki bitmiş zaman
I have seen your brother Erkek kardeşini gördüm
The past perfect tense Geçmişte bitmiş zaman
He has carried all the wood Bütün odunu taşıdı
The future perfect tense Gelecekte bitmiş zaman
She had learnt all the words Bütün sözcükleri öğrenmişti
Not: to’lu bir mastar önünde zorunluluk ifade eder. O fiilin gösterdiği eylemin yapılmasının zorunlu olduğunu belirtir. Bu anlamı must yardımcı fiiline çok yakındır fakat aynı değildir. Have to ile gösterilen zorunluluk sözü söyleyenin isteği değil kural veya içinde bulunulan durumun ortaya koyduğu bir mecburiyettir.
You must go Gitmelisin (gitmeni istiyorum)
You have to go Gitmelisin (gitmen kural veya program gereği)
He has to answer all the questions Bütün sorulara cevap vermek zorundadır
I have to buy a new hat Yeni bir şapka almak zorundayım
I have to write my name Adımı yazmalıyım
I had to write my name Adımı yazmak zorunda kaldım
Have to ve had to yapısının içine anlama hiç zarar vermeden got sözcüğü getirilebilir. Bu şekil kullanışa çok rastlanır.
He has got to get up early Erken kalkmak zorundadır
He had got to get up early Erken kalkmak zorunda kaldı
He has to eat fruit Meyve yemek zorundadır
Has he to eat fruit? Meyve yemek zorunda mıdır?
Olağan fiil kurallarına göre soru ve olumsuz yapıldığı zaman do yardımcı fiilinden yararlanılır. Do cümlede başına alınarak soru, have den önce do not getirilerek olumsuz yapılır. Cümle geçmiş zaman halinde ise yani had kullanılmışsa soru ve olumsuz yaparken do’nun geçmiş hali olan did kullanılır ve had yerine have kullanılır. Burada önemli olan do (did) ile soru ve olumsuz yapma durumlarında cümlede got kullanılmaz.
You have to sing these papers Bu kağıtları imzalamalısın
Do you have to sing these papers? Bu kağıtları imzalamak zorunda mısın?
You don’t have to sing these papers Bu kağıtları imzalamak zorunda değilsin
She had to feed the dog Köpeği beslemelidir
Does she have to feed the dog? Köpeği beslemek zorunda mıdır?
She doesn’t have to feed the dog Köpeği beslemek zorunda değildir
Do you have to water the flowers? Çiçekleri sulamak zorunda mısın? (her zaman)
You don’t have to water the flowers Çiçekleri sulamak zorunda değilsin (hiçbir zaman)