Skip to content

1125-need,used to

NEED

Normal bir fiil olarak kullanıldığından diğer bütün fiillerin uyduğu kurallara uyar ve ihtiyacı olmak anlamına gelir.

I need your help                                Yardımına ihtiyacım var

He needs some hot water                 Biraz sıcak suya ihtiyacım var

Do you need any Money?                Hiç paraya ihtiyacın varmı?

You mustn’t tell her                         Ona söylememelisin

You didn’t need to clean the table  Masayı temizlemene gerek yoktu

Must I give you my passport?         Size pasaportumu vermeli miyim?

Need I give you my passport?         Size pasaportumu vermem gereklimi?

Need they shave every morning?    Her sabah tıraş olmalarına gerek var mı?

USED TO

Sadece geçmiş şekli vardır. Önüne geldiği fiilin eskiden tekrar tekrar yapıldığını anlatır.

I often used to go to the cinema                  Sinemaya sık sık giderim

We used to drink apple juice                      Elma suyu içerdik

Used he play tennis?                                     Tenis oynar mıydı?

I usedn’t to go there                                     Oraya gitmezdin

I didn’t use to go there                                 Oraya gitmezdin

Used he to help you?                                    Size yardım eder miydi?

Did he use to help you?                               Size yardım eder miydi?

I am used to cold water                               Soğuk havaya alışkınım

He is used to working in the fields          Tarlalarda çalışmaya alışıktır

I am used to working in the garden          Bahçede çalışmaya alışığım

She got used to cooking                             Yemek pişirmeye alıştı

WILL YOU?

Will you şeklinde yapılan yapılarda istek belirtme ve emir verme anlamı vardır.

Will you come with me?                               Benimle gelir misin?

Will you shut the window, please?             Lütfen pencereyi kapatır mısınız?

Will you change the sheets?                        Çarşafları değiştirir misiniz?

Yine ikram etme anlamında da kullanılır.

Will you have some cake?                          Biraz kek alır mısınız?

Won’t you come in?                                    İçeri girmez misiniz?

I won’t do what they say                             Onların dediğini yapmayacağım

Yorum yazabilirsiniz